Sorry, the comment you entered is too long. Please shorten it.
You didn't enter anything. Please try again.
Sorry, we can't add your comment right now. Please try again later.
To add a comment, you need permission from your parent. Ask for permission
Your parent has turned off comments.
Sorry, we can't delete your comment right now. Please try again later.
You've exceeded the maximum number of comments that can be left in one day. Please try again in 24 hours.
Your account has had the ability to leave comments disabled because our systems indicate that you may be spamming other users. If you believe that your account has been disabled in error please contact Windows Live support.
Complete the security check below to finish leaving your comment.
The characters you type in the security check must match the characters in the picture or audio.
To add a comment, sign in with your Windows Live ID (if you use Hotmail, Messenger, or Xbox LIVE, you have a Windows Live ID). Sign in
Eid Mubarak to all of us!!! May Allah Almighty's peace, mercy, and blessings be with you all. May He allow you to live many Eids with your family, friends, and other loved ones in health and happiness. Happy Eid!!!
Hepimizin bayramı mübarek olsun!
Yüce Allah ,barış,rahmet ve bereketini eksik etmesin.Aileniz ve sevdiklerinizle birlikte nice bayramlar sağlıklı ve mutlu geçirmenizi nasip etsin.
Every year, about 3.5 million Muslims travel from all over the world to Mecca to perform the pilgrimage called Hajj, which is the fifth pillar of Islam. Hajj is obligaory at least once in a lifetime for every Muslim, male or female, in fairly good health, for those who are financially capable and secure. In fulfilling this service, Muslims express their devotion to Allah. The pilgrimage is an annual event attended by Muslims from all over the world.
During this time , the Muslim world gets ready to celebrate the Edu-I-Adha, or Festival of Sacrifice, which falls on the 10th day of the last month of the Islamic calendar. Eid (short for Edu-I-Adha) means recurring happiness or festivity, a day of peace and thanksgiving, a day of forgiveness and moral victory, a day of good harvest and remarkable achievements, and a day of festive remembrance.
The climax of Hajj is marked by offering a sacrifice, to celebrate the completion of the Hajj and feed the poor. It is done by Muslims whether they went to Mecca or not. According to Muslims, the tradition is based on an event where Abraham was ordered to sacrifice one of his two sons. According to the Muslims, this son was Ishmael, while according to the Old Testament, it was Isaac. As Abraham was about to sacrifice his own son in obedience to God, God provided a ram to offer in substitution. The offering of the sacrifice has become an annual celebration to commemorate the occasion and thank God for his favors.
Called Kurban Bayram in Turkish, it occurs at varying times during the years, since it goes by the Muslim lunar calendar rather than the solar calendar. This causes the dates of all Muslim festivals and observances to change by ten or eleven days every year. During Kurban Bayram, most government offices are closed, and a holiday will be declared, sometimes lasting a week or more depending on where the holiday falls in relation to weekends. Sometimes it can mean a nine-day holiday!
On the first day of the festival, thousands of sheep, goats, and calves will be slaughtered by Turks celebrating Kurban Bayram. The animal should be at least one year old and healthy. you can see sheep sacrificed in all kinds of places: the garden, driveway, back yard, streets and even on balconies. This is especially true during the first day of the festival. You can also see animals sacrificed on the second and third day of the festival.
The government put a ban on killing animals in public places, such as playgrounds and parks, and every year the news shows reports of people seriously cutting themselves while trying to sacrifice animals. Warnings and advisories are given to have the animal sacrificed by a professional butcher, in a designated area. Both are provided by the municipalities to reduce mishaps and health problems. Unfortunately many don't heed the advice.
On the festival's first day, all family members wake up early to make their final preparations. Male members go to the mosque to perform the special Bayram Namazi (sacrifice festival prayer). The actual sacrifice begins after the men return from the mosque. The head of the family is expected to perform the sacrifice, but a butcher can also be used to perform the ritual on their behalf. The animal is given water and salt, its eyes are wrapped with a clean rag, and it is turned to face Mecca. Verses are recited from the Koran, and then the animal's throat is cut.
The meat is then divided into three portions--one is given to the poor, one to neighbors and relatives, and the third is kept for the household. The skin of the animal is donated, and the income obtained from the skins are shared with various social welfare organizations.
Another tradition practiced is visiting the graves of deceased family members. That is mostly done one day prior to the festival. Therefore, the cemetaries are very crowded on that day. Friends, neighbors, and relatives visit each other celebrating the festival. Traditionally, people offer cologne, candy, and Turkish coffee during those visits. Children might be given pocket money as well. Kapicis (door keepers or apartment superintendents) are also tipped during the festival.
Kurban Bayramı, Müslümanlar tarafından Hicri
Takvime göre Zilhicce ayının onuncu gününden itibaren dört gün boyunca kutlanan
bir dini bayramdır. İslam dinindeki Ramazan Bayramı ile beraber en önemli iki
bayramdan biridir.
Bu bayram adını Müslümanların Allah rızası için
büyükbaş veya küçük baş hayvan kurban etmesinden alır. Tüm dünya Müslümanları
tarafından kutlanan Kurban Bayramı'nda İbrahim Peygamber'in oğlu İsmail
Peygamber'i kurban etmek istemesi anılır.
Aynı zamanda İslam âleminin her yıl Mekke'de hac
farizasını ifa ettikleri vakittir. Bayramda da Bayram Namazı kılınır ve bayram
hutbesi okunur.
Kurban kesmek mal ile yapılan bir ibadettir ve
vacibdir. Hicretin ikinci yılında emredilmiştir.
Kurban, Allah yolunda gösterilen bir fedakârlık,
O'nun verdiği nimetlere karşı şükran borcunu yerine getirmektir.
Zenginlerin, kestikleri kurban etlerinden
fakirleri yararlandırması, müslümanlar arasında sevgi ve kardeşlik duygularını
güçlendirir. Varlıklı insanlarla birlikte yoksullar da sevinir.
Kurbanla gelen bu sevinç toplumun huzur ve
mutluluğunu artırır.
Sevgili peygamberimiz: «Kim (mal) genişliği bulur
da kurban kesmezse bizim mescidimize yaklaşmasın.» (57) buyurarak kurban
kesmenin zenginler için önemli bir görev olduğunu
belirtmiştir.
BİRLİK
VE BERABERLİGİMİZİ, KARDEŞLİK VE DOSTLUGUMUZU EN SICAK ŞEKİLDE
HİSSEDDİRECEGİMİZ MUBAREK KURBAN BAYRAMINIZI TEBRİK EDER TÜM İSLAM
ALEMİNE,HAYIRLARA VESİLE OLMASINI TEMENNİ EDER MUTLULUKLAR DİLERİM.
Hayat mutlu yaşamaktır Ölüme hazır olmaktır Hayat değer vermektir Dost kıymetin bilmektir Hayat su gibi akmaktır Ve denize kavuşmaktır Hayat bir limandır Kısa bir zamandır Hayat yaşamayı bilmektir Şehadet ederek ölmektir Hayat bir içim sudur Yaşama tutkusudur Hayat ertelemedir Bilinmez neye gebedir Hayat bir tutkudur Allah’ın lutfudur Hayat aşık olmaktır Bir yere tutunmaktır Hayat hep merak etmektir Merakını gidermektir Hayat hazırlanmaktır Birazcık zorlanmaktır Hayat nefes alıp vermektir Ölürken günahsız ölmektir Hayat bilmediğini bilmektir Ve öğrenmeye devam etmektir Hayat elinle kalem tutmaktır Hakkıyla talebe okutmaktır Hayat bir misyon yüklenmektir Sabırsızlıkla beklenmektir Hayat ölümü bilmektir Ölüme gülümsemektir Hayat dimdik durmaktır Haktan yana olmaktır Hayat bir süre yaya yürümektir Yaşlanıp ayağını sürümektir Hayat herkese selam vermektir Tüm insanlara gülümsemektir Hayat günahlara dalmaktır Sonra dönüp pişman olmaktır Hayat yaşarken uyumaktır Ancak ölümle uyanmaktır Hayat bir gaflete dalmaktır Kendinden intikam almaktır Hayat candır canandır Allah’a kul olmandır Hayat yaşamaktır Hep canlı olmaktır Hayat kısa bir çizgidir Ya da yanık bir ezgidir Hayat insanları sevmektir Güzel yaşamak ve ölmektir Hayatın manevi bir yönü vardır Hayat ölümle son bulmayacaktır Hayat yokuşa tırmanmaktır Her şeyi hak edip almaktır Hayat bir alış veriştir Belki karlı bir iştir Hayat belki her şeydir Belki de hiçbir şeydir Hayat zorlu bir imtihandır Ölüm zilin çaldığı andır Hayat sorumluluktur Sosuz bir mutluluktur Hayat yemek içmektir Nefsani bir istektir Hayat yaşamaktır Yaşamak sanattır Hayat bence paradır Parasız hayat çok zordur Hayat sağlıktır, sevgi, saygıdır Yarına duyulan derin kaygıdır Hayat hoşgörüdür ve özgürlüktür Hayattan ders almamak bir körlüktür Hayat kimine göre kafayı çekmektir Sarhoş olup demlenip kendinden geçmektir Tiryakiye sorarsan derin bir nefes almaktır Çıkan acı dumanda keyifle boğulmaktır Hayat yerle gök arasında sıkışıp kalmaktır Geçmişten ders alıp, geleceğe uzanmaktır Hayat her gün dikleşen merdiveni çıkmaktır Her gün doğan yeni güne umutla bakmaktır Hayat bize verilen sınırlı bir zamandır Aslında bizim için cetin bir imtihandır Hayat mezardan sonrasını görmektir O günler için bonus biriktirmektir
GECENIZ HAYIRLI YARINLARINIZ HUZURLU MUTLU BASARILI OLSUN ARKADASIM SAYGILARIMLA...
YAŞAMAK İSTİYORUM
İnancımı yaşamak istiyorum, Fırtınalı ve depremli dünyada, Allah’ın büyüklüğünü haykırmak istiyorum, Galaksiler ve beyin boşluğum arasında.
İhlâs ve samimiyet sömürüsü, Karadağ gibi, çöktü duygularımın ortasına, Ufacık radyo bile, tatmin etmedi beni. Zerre kadar nefesçikler, Beynimi oksijenlemedi, eksoz deryasında, Karbonların içinde oksijen misali, Can damarı olmak istiyorum, Beni kuşatan sevgi dolu enerjime.
Kalbim buruk, fakat ufkum açık, Bazen uykuya o kadar dalıyorum ki, Rüyalarım korkutuyor beni. Sahi rüyalar ne demek; firen mi, yaşam mı? Yoksa ebedi hayat tarlasının bir uyarısı mı?
Korkuyorum, rüyalar âleminde yaşamaktan, Gerçekler bizi çepeçevre kuşatmışken, Ağlıyorum hıçkıra hıçkıra, Lakin yaş bulamıyorum, göz çukurlarımda, Çöldeki serap misali, yaş arıyorum gözlerimde, Kalbim, beynimle temasını yitirmek üzere, Dünyanın kahpe yüzü, Beni çekmeye çalışıyor kendine…
Aman Allah’ım hakikat meyveli ağaçlar! Hep serap olmuş, hayat felsefesinde, En ileri aydınlar; olmuş din, iman tanımaz, Allah’ı Peygamber’i bir an olsun anmaz, O, hep yakar, kendini ve çevresindekileri, Başkası için hiç tutuşup yanmaz…
Rabbimin oku emrine karşılık, Sokulur, küfür çukuruna; Onun hakikati, hâlâ para ve dünya. O, ruh âleminin yaban keçisidir, Ağlamaz, ağlayamaz; güler hep güler, Neden güldüğünü bilmeyerek…
Gününüz hayirli huzur mutlu saglikli olsun arkadasim.....
Martılar
İçim sıkıntılı yine deniz sahile vuruyor Yanıma gelip konuştu benimle martılar Göz yaşlarımı sorup dertlerimi dinlediler Dinledikçe dayanamayıp ağladı martılar
Aşkta karanlık her yer hiçbir şey görülmüyor Ne ay ışık vuruyor nede güneş doğuyor Karanlık kader kahpe felek hiç bana gülmüyor Bir çıkış yolu yok çıkamazsın dedi martılar
Uzun karanlık ve yorucu oluyor geceler Tükenmiyor bitmiyor içimdeki çileler Ne bir umut ne bir ışık hep aynı dertler Karanlıkta yürümeye alışmalısın dedi martılar
Göz yaşlarım yarime dinlemiyor ki beni Sevemem başkasını kimse tutmuyor onun yerini Kader değil çileler yendi o güzel günleri Gözlerini kapatıp eğdi başını martılar
Her şey bu kadar mı böyle mi kapandı aşk kapısı Nedense hiçbir şey yıkıp geçmiyor sancıları Kimse yok etmiyor güneşi örten bulutları Umutsuz bir aşk deyip karanlıkları aşıp gitti martılar
İnsan ömrü bir kitap misali değil midir? Kimininki bir satırlık, kimininki bin sayfalıktır Tek ortak noktaları bir gün biteceğidir... Ben hüzün dolu bir kitabım
Benim acılarım sayfa, göz yaşlarımsa mürekkep oldu Anlattılar birer birer, ama konu hep aynıydı Hayat akışım bir çizgiydi, çizginin adı ise "hüzün" Ben hüzün dolu bir kitabım
Senaryo baştan belliymiş, acılar benim kaderimmiş Mutluluğu yakalamaya uğraşırken, tebessüm etmek bile Yasakmış İstesem de istemesem de oynamaya mecburum Ben hüzün dolu bir kitabım
Aşk'tır karanlıkta insanı aydınlatan O'dur insanın ruhunu, beynini güzelleştiren Ben mahrum kaldım aşka, hala karanlıktayım Ben hüzün dolu bir kitabım
Geceniz hayirli yeni basliyacagimiz haftada huzurlu mutlu saglikli günler dilerim sevdiklerinizle birlikte arkadasim saygilarimla ....
Mektup, Üzerinde gözyaşı var niye? Seni yazan ceylan gözlüm, Yazarken ağladımı yine?
Geldin, ışık oldun yüreğime, Karanlık dünyama ansızın doğan, Gökyüzünde özgürce uçan kuşların, Gözbebeklerinde parlayan.
Sen ki masallar ülkesi kafdağının arkasından Posta güvercinlerinin gagasında gelensin. Gözü yaşlı anaların mendili, Dört duvar arasında mahkumların kandilisin.
Ağlatan sen, güldüren yine sensin, Geldiğin zaman, bağrımı ok misali delensin. altın yaldızlı kalemlerin boş kağıtlara çizdiği, Yüreğimin sesi, hasretimin bestesisin.
Sen ki, ülkeler arasında bir elçi, Aşıklar arasında bir köprüsün, Kimilerini sevindirir, Kimilerini, hüznün zalim kollarına bürürsün.
Bazen, karanlık bir gecede, Üst üste içilen sigaralarla Bazende, kışlaların küçük loş kantinlerinde, Cesur yürekli bir askerin Herhangi bir boş saatinde yazılırsın.
Seninle gelir manası aşkın, Ve seninle ağlar bir çok kadın, Tarihin sayfalarına yazılıdır adın, Sen, zaten tarihten bir sayfasın.
Sen ki boş bir zarfla birleşip bir bütünsün, Bilirim, acı haberlerle yüklüsün, Memleketim, hasretim ve sevgim, Seninle bir bir gözümde tütsün.
Ağlatan sen, güldüren yine sensin, Geldiğin zaman bağrımı ok misali delensin. Altın yaldızlı kalemlerin boş kağıtlara çizdiği, Yüreğimin sesi hasretimin bestesisin.
Hayirli geceler Canım dua dostlarım hepinize hayırlı haftalar, Allahım bütün işlerinizde kolaylık versin hepinize, elinizi attığınız her işi ,adım attığınız her adımınızı nurlandırsın güzel Rabbim. Heryerinizi nuru ile donatsın, dualarınızı da melekler duası ile kabul eylesin.
Aynan olmalıyım... Yüzüne söyleyebilmeliyim her şeyi... Hem sakınmadan, mertce... Hani bilirsin, esirgemem lâfımı, Ne şekil gelirse, öylece... Hazırım tüm içtenliğimle konuşmaya, ama, Seni de dupduru isterim karşımda...
Dostsan,
Gözlerimin içine baka baka yaka silk benden! Arkamdan şikayetlenme! Yiğit ol! Gerekirse yiğitce azarla, çekinme! Lâf değil, icraat beklerim senden! Öyle bak ki, hislerini görebileyim... Öyle hisset ki, güvenle bakabileyim...
Sevmem, ölenin ardından ağıt yakmayı! Dil dönerken söylenmeli her şey... Kulak duyarken anlatılmalı... Göz bakarken bakmalıyım sana... Can sağ iken sarılmalı... Keşkelere meydan vermemeli hayatım, Pişmanlıklarla yoğrulmamalı....
Hayır!
Dirime selâm vermeyen, Ölüme de fazla yaklaşmasın! Dostsan, ölmemi bekleme! Haklıysam, yaşarken savun beni! Yaşarken yanımda ol! İnanmışsan bana, kimse çevirmesin seni yolundan! Ve inanmamışsan, sakın rol yapma! Her söylediğimi onaylaman sart değil... Her yaptığımı beğenmen de gerekmez... Dostsan, rahatça eleştir, fikrini rahatça söyle, sıkılma! Yadırgayabilirsin beni, Ve ben de seni tuhaf bulursam şaşırma... Kandırmanı aslâ kabul edemem! Her dediğini, her yaptığını hoş görürüm, ama, Beni, bana sormadan yargılama! Her yediğimiz aynı olmaz belki, Her dakikamız birlikte geçmez... Her güldüğünde gülmeyi garanti edemesem de, Agladığında seninle birlikte oturup ağlarım... Belki her çağırdığında gelemem fakat, Derdine ortak ararsan, koşarım... Ben de herkes gibi insanım elbet, Ne göklere çıkar beni, ne de yerin dibine sok! Senin işin bu değil! Benim zaten bir yerim var herkes gibi yer ile gök arasında...
Dostsan,
Küçümsemeden, küfretmeden, Sevgiyle, saygıyla ve huzurla gel sokağıma... Dinlenmek istediğinde, hic düşünme, sana özel bir limanım,
Ama...
Yorulduğum zamanlarda, Dilediğimce sığınabilmeliyim koylarına... Seni bir cocuk kadar saf sevebilirim Ve bir deli kadar art niyetsiz... Uğruna seve seve hesabı şaşırırım... Görmezden gelebilirim yanlışlarını... Başkaları enayilik sayabilir, Baskaları akılsızlığıma yorabilir, Bunlari dert bile etmem, ama, Sen, aslında aptal olmadığımı, Her an, tekrar tekrar hatırla! Ve sakın beni aptal yerine koymaya kalkışma! Seviyorsan, cimrilik etme, söyle! Muhabbeti varken, yokmuş gibi yapanla, Hiç sevmediği halde, yılışıp durana sinir olurum! Neyse, o olmalı insan... Kendisi olmaktan korkmamalı! Kendisi olmaktan kaçmamalı! Bil ki, sensin diye seni bırakmam, ama, Ben olduğum için bırakırsan beni, Yas da tutmam arkandan!
Bedel mi?
Ödemeyeceksen çıkma yola! İçten pazarlık edersen, ancak kendine edersin... Kendince küser barışır, kendi kendini yersin! Dostsan, mevsimince yağ... Kışsan kar ol, güzsen yağmur... Soğuğuna, sıcağına, esip savurmana itiraz etmem, Senden, ille de bahar olmanı beklemem, ama, Dayanmalısın en şiddetli fırtınalarıma... Belki de çok geldi bunca talep... Bana karşı hiçbir mecburiyetin yok, korkma... Sana fazla geldiğim ilk anda, Arkana hiç bakmadan, dönüp gidebilirsin... Geçip gidebilirsin,borçluluk hissetmeden... Mutlaka bir açıklama da beklemem senden, ama, Gitmeye davranırsam bir gün, Sen de karşımda set olma!