Hayat mutlu yaşamaktır Ölüme hazır olmaktır Hayat değer vermektir Dost kıymetin bilmektir Hayat su gibi akmaktır Ve denize kavuşmaktır Hayat bir limandır Kısa bir zamandır Hayat yaşamayı bilmektir Şehadet ederek ölmektir Hayat bir içim sudur Yaşama tutkusudur Hayat ertelemedir Bilinmez neye gebedir Hayat bir tutkudur Allah’ın lutfudur Hayat aşık olmaktır Bir yere tutunmaktır Hayat hep merak etmektir Merakını gidermektir Hayat hazırlanmaktır Birazcık zorlanmaktır Hayat nefes alıp vermektir Ölürken günahsız ölmektir Hayat bilmediğini bilmektir Ve öğrenmeye devam etmektir Hayat elinle kalem tutmaktır Hakkıyla talebe okutmaktır Hayat bir misyon yüklenmektir Sabırsızlıkla beklenmektir Hayat ölümü bilmektir Ölüme gülümsemektir Hayat dimdik durmaktır Haktan yana olmaktır Hayat bir süre yaya yürümektir Yaşlanıp ayağını sürümektir Hayat herkese selam vermektir Tüm insanlara gülümsemektir Hayat günahlara dalmaktır Sonra dönüp pişman olmaktır Hayat yaşarken uyumaktır Ancak ölümle uyanmaktır Hayat bir gaflete dalmaktır Kendinden intikam almaktır Hayat candır canandır Allah’a kul olmandır Hayat yaşamaktır Hep canlı olmaktır Hayat kısa bir çizgidir Ya da yanık bir ezgidir Hayat insanları sevmektir Güzel yaşamak ve ölmektir Hayatın manevi bir yönü vardır Hayat ölümle son bulmayacaktır Hayat yokuşa tırmanmaktır Her şeyi hak edip almaktır Hayat bir alış veriştir Belki karlı bir iştir Hayat belki her şeydir Belki de hiçbir şeydir Hayat zorlu bir imtihandır Ölüm zilin çaldığı andır Hayat sorumluluktur Sosuz bir mutluluktur Hayat yemek içmektir Nefsani bir istektir Hayat yaşamaktır Yaşamak sanattır Hayat bence paradır Parasız hayat çok zordur Hayat sağlıktır, sevgi, saygıdır Yarına duyulan derin kaygıdır Hayat hoşgörüdür ve özgürlüktür Hayattan ders almamak bir körlüktür Hayat kimine göre kafayı çekmektir Sarhoş olup demlenip kendinden geçmektir Tiryakiye sorarsan derin bir nefes almaktır Çıkan acı dumanda keyifle boğulmaktır Hayat yerle gök arasında sıkışıp kalmaktır Geçmişten ders alıp, geleceğe uzanmaktır Hayat her gün dikleşen merdiveni çıkmaktır Her gün doğan yeni güne umutla bakmaktır Hayat bize verilen sınırlı bir zamandır Aslında bizim için cetin bir imtihandır Hayat mezardan sonrasını görmektir O günler için bonus biriktirmektir
GECENIZ HAYIRLI YARINLARINIZ HUZURLU MUTLU BASARILI OLSUN ARKADASIM SAYGILARIMLA...
YAŞAMAK İSTİYORUM
İnancımı yaşamak istiyorum, Fırtınalı ve depremli dünyada, Allah’ın büyüklüğünü haykırmak istiyorum, Galaksiler ve beyin boşluğum arasında.
İhlâs ve samimiyet sömürüsü, Karadağ gibi, çöktü duygularımın ortasına, Ufacık radyo bile, tatmin etmedi beni. Zerre kadar nefesçikler, Beynimi oksijenlemedi, eksoz deryasında, Karbonların içinde oksijen misali, Can damarı olmak istiyorum, Beni kuşatan sevgi dolu enerjime.
Kalbim buruk, fakat ufkum açık, Bazen uykuya o kadar dalıyorum ki, Rüyalarım korkutuyor beni. Sahi rüyalar ne demek; firen mi, yaşam mı? Yoksa ebedi hayat tarlasının bir uyarısı mı?
Korkuyorum, rüyalar âleminde yaşamaktan, Gerçekler bizi çepeçevre kuşatmışken, Ağlıyorum hıçkıra hıçkıra, Lakin yaş bulamıyorum, göz çukurlarımda, Çöldeki serap misali, yaş arıyorum gözlerimde, Kalbim, beynimle temasını yitirmek üzere, Dünyanın kahpe yüzü, Beni çekmeye çalışıyor kendine…
Aman Allah’ım hakikat meyveli ağaçlar! Hep serap olmuş, hayat felsefesinde, En ileri aydınlar; olmuş din, iman tanımaz, Allah’ı Peygamber’i bir an olsun anmaz, O, hep yakar, kendini ve çevresindekileri, Başkası için hiç tutuşup yanmaz…
Rabbimin oku emrine karşılık, Sokulur, küfür çukuruna; Onun hakikati, hâlâ para ve dünya. O, ruh âleminin yaban keçisidir, Ağlamaz, ağlayamaz; güler hep güler, Neden güldüğünü bilmeyerek…
Gününüz hayirli huzur mutlu saglikli olsun arkadasim.....
Martılar
İçim sıkıntılı yine deniz sahile vuruyor Yanıma gelip konuştu benimle martılar Göz yaşlarımı sorup dertlerimi dinlediler Dinledikçe dayanamayıp ağladı martılar
Aşkta karanlık her yer hiçbir şey görülmüyor Ne ay ışık vuruyor nede güneş doğuyor Karanlık kader kahpe felek hiç bana gülmüyor Bir çıkış yolu yok çıkamazsın dedi martılar
Uzun karanlık ve yorucu oluyor geceler Tükenmiyor bitmiyor içimdeki çileler Ne bir umut ne bir ışık hep aynı dertler Karanlıkta yürümeye alışmalısın dedi martılar
Göz yaşlarım yarime dinlemiyor ki beni Sevemem başkasını kimse tutmuyor onun yerini Kader değil çileler yendi o güzel günleri Gözlerini kapatıp eğdi başını martılar
Her şey bu kadar mı böyle mi kapandı aşk kapısı Nedense hiçbir şey yıkıp geçmiyor sancıları Kimse yok etmiyor güneşi örten bulutları Umutsuz bir aşk deyip karanlıkları aşıp gitti martılar
İnsan ömrü bir kitap misali değil midir? Kimininki bir satırlık, kimininki bin sayfalıktır Tek ortak noktaları bir gün biteceğidir... Ben hüzün dolu bir kitabım
Benim acılarım sayfa, göz yaşlarımsa mürekkep oldu Anlattılar birer birer, ama konu hep aynıydı Hayat akışım bir çizgiydi, çizginin adı ise "hüzün" Ben hüzün dolu bir kitabım
Senaryo baştan belliymiş, acılar benim kaderimmiş Mutluluğu yakalamaya uğraşırken, tebessüm etmek bile Yasakmış İstesem de istemesem de oynamaya mecburum Ben hüzün dolu bir kitabım
Aşk'tır karanlıkta insanı aydınlatan O'dur insanın ruhunu, beynini güzelleştiren Ben mahrum kaldım aşka, hala karanlıktayım Ben hüzün dolu bir kitabım
Geceniz hayirli yeni basliyacagimiz haftada huzurlu mutlu saglikli günler dilerim sevdiklerinizle birlikte arkadasim saygilarimla ....
Mektup, Üzerinde gözyaşı var niye? Seni yazan ceylan gözlüm, Yazarken ağladımı yine?
Geldin, ışık oldun yüreğime, Karanlık dünyama ansızın doğan, Gökyüzünde özgürce uçan kuşların, Gözbebeklerinde parlayan.
Sen ki masallar ülkesi kafdağının arkasından Posta güvercinlerinin gagasında gelensin. Gözü yaşlı anaların mendili, Dört duvar arasında mahkumların kandilisin.
Ağlatan sen, güldüren yine sensin, Geldiğin zaman, bağrımı ok misali delensin. altın yaldızlı kalemlerin boş kağıtlara çizdiği, Yüreğimin sesi, hasretimin bestesisin.
Sen ki, ülkeler arasında bir elçi, Aşıklar arasında bir köprüsün, Kimilerini sevindirir, Kimilerini, hüznün zalim kollarına bürürsün.
Bazen, karanlık bir gecede, Üst üste içilen sigaralarla Bazende, kışlaların küçük loş kantinlerinde, Cesur yürekli bir askerin Herhangi bir boş saatinde yazılırsın.
Seninle gelir manası aşkın, Ve seninle ağlar bir çok kadın, Tarihin sayfalarına yazılıdır adın, Sen, zaten tarihten bir sayfasın.
Sen ki boş bir zarfla birleşip bir bütünsün, Bilirim, acı haberlerle yüklüsün, Memleketim, hasretim ve sevgim, Seninle bir bir gözümde tütsün.
Ağlatan sen, güldüren yine sensin, Geldiğin zaman bağrımı ok misali delensin. Altın yaldızlı kalemlerin boş kağıtlara çizdiği, Yüreğimin sesi hasretimin bestesisin.
Hayirli geceler Canım dua dostlarım hepinize hayırlı haftalar, Allahım bütün işlerinizde kolaylık versin hepinize, elinizi attığınız her işi ,adım attığınız her adımınızı nurlandırsın güzel Rabbim. Heryerinizi nuru ile donatsın, dualarınızı da melekler duası ile kabul eylesin.
Aynan olmalıyım... Yüzüne söyleyebilmeliyim her şeyi... Hem sakınmadan, mertce... Hani bilirsin, esirgemem lâfımı, Ne şekil gelirse, öylece... Hazırım tüm içtenliğimle konuşmaya, ama, Seni de dupduru isterim karşımda...
Dostsan,
Gözlerimin içine baka baka yaka silk benden! Arkamdan şikayetlenme! Yiğit ol! Gerekirse yiğitce azarla, çekinme! Lâf değil, icraat beklerim senden! Öyle bak ki, hislerini görebileyim... Öyle hisset ki, güvenle bakabileyim...
Sevmem, ölenin ardından ağıt yakmayı! Dil dönerken söylenmeli her şey... Kulak duyarken anlatılmalı... Göz bakarken bakmalıyım sana... Can sağ iken sarılmalı... Keşkelere meydan vermemeli hayatım, Pişmanlıklarla yoğrulmamalı....
Hayır!
Dirime selâm vermeyen, Ölüme de fazla yaklaşmasın! Dostsan, ölmemi bekleme! Haklıysam, yaşarken savun beni! Yaşarken yanımda ol! İnanmışsan bana, kimse çevirmesin seni yolundan! Ve inanmamışsan, sakın rol yapma! Her söylediğimi onaylaman sart değil... Her yaptığımı beğenmen de gerekmez... Dostsan, rahatça eleştir, fikrini rahatça söyle, sıkılma! Yadırgayabilirsin beni, Ve ben de seni tuhaf bulursam şaşırma... Kandırmanı aslâ kabul edemem! Her dediğini, her yaptığını hoş görürüm, ama, Beni, bana sormadan yargılama! Her yediğimiz aynı olmaz belki, Her dakikamız birlikte geçmez... Her güldüğünde gülmeyi garanti edemesem de, Agladığında seninle birlikte oturup ağlarım... Belki her çağırdığında gelemem fakat, Derdine ortak ararsan, koşarım... Ben de herkes gibi insanım elbet, Ne göklere çıkar beni, ne de yerin dibine sok! Senin işin bu değil! Benim zaten bir yerim var herkes gibi yer ile gök arasında...
Dostsan,
Küçümsemeden, küfretmeden, Sevgiyle, saygıyla ve huzurla gel sokağıma... Dinlenmek istediğinde, hic düşünme, sana özel bir limanım,
Ama...
Yorulduğum zamanlarda, Dilediğimce sığınabilmeliyim koylarına... Seni bir cocuk kadar saf sevebilirim Ve bir deli kadar art niyetsiz... Uğruna seve seve hesabı şaşırırım... Görmezden gelebilirim yanlışlarını... Başkaları enayilik sayabilir, Baskaları akılsızlığıma yorabilir, Bunlari dert bile etmem, ama, Sen, aslında aptal olmadığımı, Her an, tekrar tekrar hatırla! Ve sakın beni aptal yerine koymaya kalkışma! Seviyorsan, cimrilik etme, söyle! Muhabbeti varken, yokmuş gibi yapanla, Hiç sevmediği halde, yılışıp durana sinir olurum! Neyse, o olmalı insan... Kendisi olmaktan korkmamalı! Kendisi olmaktan kaçmamalı! Bil ki, sensin diye seni bırakmam, ama, Ben olduğum için bırakırsan beni, Yas da tutmam arkandan!
Bedel mi?
Ödemeyeceksen çıkma yola! İçten pazarlık edersen, ancak kendine edersin... Kendince küser barışır, kendi kendini yersin! Dostsan, mevsimince yağ... Kışsan kar ol, güzsen yağmur... Soğuğuna, sıcağına, esip savurmana itiraz etmem, Senden, ille de bahar olmanı beklemem, ama, Dayanmalısın en şiddetli fırtınalarıma... Belki de çok geldi bunca talep... Bana karşı hiçbir mecburiyetin yok, korkma... Sana fazla geldiğim ilk anda, Arkana hiç bakmadan, dönüp gidebilirsin... Geçip gidebilirsin,borçluluk hissetmeden... Mutlaka bir açıklama da beklemem senden, ama, Gitmeye davranırsam bir gün, Sen de karşımda set olma!
Alın herşeyi kalmasın tek bir dirhem bende… Alın gidin ötelere ben burada kalmak istiyorum… Tam burada anlımın bayram ettiği yerde, öylece secdede kalmak… Ne saz ile nede söz… Yalnızca O’nunla kimsesiz, yalın ve tüm benliğim ile samimi…
Geçen yıllar ne güzel… Adım adım gidiyorum işte O’na saniye saniye, an be an O’na gidiyorum! Bekliyor beni de çok iyi biliyorum..
Gel diyor… Geliyorum Ya Rabb! Geliyorum Mevlam… Geliyorum Sevgilim… Geliyorum Sevdiğim Geliyorum beni benden çok seven Canan geliyorum Sana…
Tüm günahlarımla, tüm hatalarımla, tüm suçlarımla geliyorum dizinin dibine Affet..
Boynum bükük geliyorum Sana!
Sen beklersin bir tek bu yollarımı sen bilirsin benden emin beni.
Ötesi yok bu alemde senden gayrısı “Hiç”… Konuşmalarım “Hiç”… Susmalarım “Hiç”… Gelmelerim gitmelerim ne var sa “Hiç”… Kazandıklarım kaybettiklerim ne varsa “Hiç”… Bakii olan beni bulan Sensin! Ötesi…
“Hiç” Ötesi yok…
İşte Mevlam görüyorsun yine ve yineden ve her an burdayım gözleri yaşlı dizlerinin dibindeyim… Gidemem ki ayrılamam buradan, gitmemide asla istemezsin bilirim… Allah’ım ayırma beni dizlerinin dibinden Atma “Hiç” lerin içine beni… İstemem Cennetini çok görme Cemalinden beni… Ne verdiğin nefese yeter şükrüm neden gördürdüğün bu güllere… Ben aciz.. Ben fakir…
Ben bi çare dizlerinin dibindeyim işte.. Kabul et Ya Rabb sana bir “Hiç” ile geldim… (alinti)